Hakkında

Her alanda süratli bir değişimin yaşandığı günümüzde ülkeler kendi refah seviyelerini yükseltmek istemekte ve bu çerçevede eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında ilk sıralara tırmanma mücadelesi vermektedirler. Bu mücadelenin ana öğesini ve kalkınmanın temelini hiç şüphesiz teknoloji üretebilen ve bilgiye sahip olan yüksek seviyede eğitilmiş toplumlar oluşturmaktadır.
 

Her alanda süratli bir değişimin yaşandığı günümüzde ülkeler kendi refah seviyelerini yükseltmek istemekte ve bu çerçevede eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında ilk sıralara tırmanma mücadelesi vermektedirler. Bu mücadelenin ana öğesini ve kalkınmanın temelini hiç şüphesiz teknoloji üretebilen ve bilgiye sahip olan yüksek seviyede eğitilmiş toplumlar oluşturmaktadır. Bilgiye sahip olmak ve bu bilgiyi teknoloji üretimine dönüştürebilmek için de üniversitelere ve sanayiye önemli görevler düşmektedir.

Üniversitelerin temel görevi bir yandan eğitim ve öğretim hizmetleri vermek, diğer yandan da temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yapmaktır. Yapılan araştırmaların temel amacı ise, bilgi üretilmesi ve mevcut bilgilere yenilerinin katılmasıdır. Üniversitelerin yaptıkları araştırmaların çoğunluğunu temel araştırmalar, bir kısmını ise uygulamalı araştırmalar oluşturmaktadır. Yürütülen uygulamalı araştırmalar ile sanayinin problemlerine pratik çözümler getirilmektedir. Diğer bir ifadeyle üniversiteler bir yandan yaptıkları eğitim-öğretim faaliyetleri ile sanayinin ihtiyaç duydukları Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) personelini yetiştirmekte, diğer yandan da araştırma yaparak sanayinin ihtiyaç duyacağı alanlarda bilgi üretmeye çalışmaktadırlar.

Sanayi, ülkedeki mevcut bilimsel ve teknolojik potansiyeli harekete geçirerek önceden yapılmış araştırma sonuçlarını üretime dönüştüren kesimdir. Ülkelerin kalkınmışlık düzeyini o ülkedeki sanayinin gelişmişlik düzeyi belirlemektedir. Bir ülkedeki sanayi dışa bağımlı olmadan kendi teknolojisini kendisi üretebiliyorsa, küreselleşen dünya pazarında rekabet şansı da o derece yüksek olacaktır. Sanayinin kendi teknolojisini üretebilmesi için teknolojiyi üretebilecek bilgiye kolayca ulaşabilmesi gerekir. Bu da ancak güçlü bir üniversite-sanayi işbirliği ile mümkündür.

Üniversite-sanayi işbirliği kavramı şu şekilde ifade edilebilir: "Üniversitelerin mevcut imkanları ile sanayinin mevcut imkanları birleştirilerek bilimsel, teknolojik ve ekonomik yönden gelişmeleri için yaptıkları sistemli çalışmalar bütünüdür. Diğer bir ifadeyle, üniversitelerdeki mevcut bilgi birikimi ve yetişmiş insan gücü ile sanayinin mevcut tecrübesi ve finanssal gücünün bir sistem dahilin de birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bilimsel, teknolojik ve ekonomik faaliyetlerin bütünüdür".

İster teknoloji transfer edilsin isterse teknoloji üretilmeye çalışılsın, her iki durumda da yetişmiş insan gücüne ve bilgi birikimine ihtiyaç vardır. 

Bu iki unsurun kaynağı ise üniversiteler ve eğitim kurumlarıdır. Teknoloji transferinin üçüncü unsuru olan finansman kaynağı da sanayiciler olduğuna göre, bu üç unsurun bir araya getirilmesi (teknoloji üretilmesi) için üniversite ve sanayinin bir araya getirilmesi (işbirliğinin kurulması) gerekmektedir. Üniversite ve sanayi arasındaki iyi bir işbirliği hem üniversitenin, hem de sanayinin gelişmesinde ve güçlenmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Gelişmiş ülkeler incelendiğinde, üniversite-sanayi işbirliğine gereken önemin verildiği ve bu işbirliğinin çok iyi işletildiği görülecektir.

Türkiye de bu durum nasıldır?

Yapılan araştırmalar sonucunda, ülkemizde üniversite-sanayi işbirliğinin yeterince tesis edilemediği ve işletilemediği görülmüştür. Bunun temelinde birçok neden bulunmaktadır; tarafların birbirlerini yeterince tanımaması, üniversite eğitim-öğretim programlarının sanayiye dönük olmaması, tarafların birbirlerine karşı güvensizliği, mali kaynak ve işbirliğini düzenleyecek bir organizasyonun olmaması, mevzuatların üniversite-sanayi işbirliğini teşvik edecek nitelikte olmaması gibi. Tüm bu sorunlar yanında tarafları finanssal (mali) açıdan veya diğer konularda işbirliğine zorlayıcı tedbirlerin olmaması, üniversite-sanayi işbirliğini engelleyen sorunların başında gelmektedir. Özellikle üniversitelerin mali özerkliklerinin olmaması, her şeyin devletten beklenmesine yol açmaktadır.

Bilindiği gibi üniversitelerimizin sanayiden, sanayimizin de üniversitelerimizden ileride olduğu birçok alan vardır. Bu açıdan üniversitenin sanayiye, sanayinin de üniversiteye yapacağı ikazlar ve sunacağı girdiler diğerinin gelişmesinde ve güçlenmesinde çok önemli katkılarının olacağı muhakkaktır. Üniversiteler bilim adamı ve araştırmacılar yetiştirerek ülke kalkınmasındaki görevlerini yerine getirirken, sanayinin de bunlara mali kaynak yönünden destek vermesi üniversitelerin bu görevi daha iyi yerine getirmesini sağlayacaktır. Böylece bir yandan üniversiteler gelişirken, diğer yandan sanayi daha bilgili kadroya sahip olacak ve dolayısıyla sanayinin ürettiği malın kalitesi artarken, maliyetleri düşecek ve bu şekilde ülke kalkınması sağlanmış olacaktır.

Üniversite-sanayi işbirliğinin iyi işleyebilmesi için üniversitelerin bir anlamda mali özerkliği sağlanmış olmalıdır. Yani, üniversitelerin devlet tarafından sağlanan bütçelerinin bir kısmının sanayiye yapılacak projelerden sağlanması için gerekli kanun ve yönetmeliklerin çıkarılması ve üniversitelerin sanayi ile işbirliğine yönlendirilmeleri gerekir. Bunun için üniversite bünyelerinde işletmelerin genel sorunlarını tespit edebilecek ve anında çözüm getirebilecek, özel sorunlarıyla ilgili projeler üretebilecek ve gerekli finans kaynaklarını bulabilecek bir "Ofis" kurulmalıdır. Bu ofis sayesinde üniversiteler sanayiye projeler yapacak ve mali kaynak elde edilmiş olacaktır. Yani bu ofis, üniversite-sanayi işbirliğini koordine edecek ve yürütecek bir işletme gibi görülebilir. 

Diğer taraftan sanayi de üniversite-sanayi işbirliğine zorlanmalıdır. Çıkarılacak kanun ve yönetmeliklerle devlet tarafından sanayiye sağlanan teşviklerin uygulanabilmesi için sanayinin üniversitelerle işbirliği içerisinde olması veya sanayinin kamu kurumlarından aldığı hizmetlerin bir kısmının üniversitelere devredilmesi gerekir. Böylece hem üniversiteler daha özerk bir yapıya kavuşmuş olacaktır, hem de kamu kurumlarının iş yoğunluğu azaltılacak ve bu kurumların asli görevlerini yapmaları (plan ve politika oluşturmaları) sağlanmış olacaktır.

Üniversite Sanayi işbirliğinin Öğrenciler Açısından Önemi?..

ÜSİ Projesi ile kurulan sistem, en çok öğrencilerin bireysel gelişimleri açısından fayda sağlamaktadır.

Teorik Bilgilerinizi Pratiğe Aktarabileceksiniz.

Üniversite eğitiminin belki de en eksik yönü verilen pek çok teorik  bilginin pratiğe aktarılamamasıdır. Tıpkı kullanılmayan uzuvların zayıflaması gibi kullanılmayan bilgiler de yıpranmakta, kaybedilmektedir. Bu sebeple, gerçek vakalarda, bilgilerinizi kullanarak üreteceğiniz çözümlerle okulda öğretilen pek çok şeyi geliştirerek saklamak yoluna gidebileceksiniz. Zaman içerisinde derslerde verilmeye çalışılan pek çok bilgi parçasının yerli yerine oturtmayı başaracaksınız.

Gerçeğe Çok Yakın Bir İş Tecrübesi Elde Edeceksiniz

Pratik yapma ihtiyacının karşılanabilmesi için staj sistemi adı altında bir sistem yürütülmektedir. Ancak bu sistem ne yazık ki amacına yeterince ulaşamamaktadır. Stajyerin firmada sadece gözlemci statüsüne sahip olmaları sebebi ile sistemlerin içine girebilmeleri, sorumluluk almaları ve işleyişe müdahale edebilmeleri mümkün olmamaktadır.

ÜSİ  ile öğrencilerin firmalarda belirli proje ya da konulara angaje olarak sistemlerin işleyişini içeriden gözleyebilmeleri, yaşayarak öğrenebilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Proje, kişilere sorumluluk yüklemekte ve çalışanlara ciddiyet getirmektedir.

Projeler hazırlamak, bu projeleri raporlarla tanıtmak, yöneticilere sunuşlar yaparak bir fikri savunmak iş hayatının vazgeçilmez unsurlarıdır. ÜSİ, öğrencilere bu tecrübeleri de yaşatmayı amaçlamaktadır.

Ülkedeki Önde Gelen Firmalarını Tanıyacaksınız.

İşbirliğine gidilen firmalar ülkemizin en önde gelen firmalarıdır. Projelerin yürütüleceği firmalar belli sistemleri oturmuştur. ÜSİ'nin öngördüğü türden yürütülecek bir çalışma ile firmanın sistem ve süreçlerinin gerçek manada incelenmesi mümkün olabilecektir. Bu  ise bireylerin daha sonraki kariyerleri açısından son derece önemli bir tecrübedir.

Mezuniyet Sonrası İş Bulma İmkanları Elde Edeceksiniz

ÜSİ ile  kapsamında işbirliğine gidilen firmaların projeye dahil olmalarının en önemli sebebi firmanın eleman alma sürecine bir alternatif sağlayabilmektir. Firmalar, `Proje Elemanı' olarak alınan öğrencileri, mezuniyet sonrası işe almak maksadıyla denemektedir. Dolayısı ile öğrenciler, çalışma esnasında yeterli performansı gösterebildikleri takdirde mezuniyet sonrası iş imkanları açısından değerli bir seçeneğe sahip olabileceklerdir.

Sonuç ve Önerileri

Tüm dünyada dikkatler özellikle son 30 yıl içinde, elde edilen bilimsel bilginin üretim süreçlerine en kısa sürede aktarılmasına yönelik ittifaklara çevrilmiştir. Sanayide Bilimsel bilginin ve teknolojinin, üretilen ürünlerin kalite ve güvenilirliklerinin yükseltilmesi, ürün çeşidinin artırılması, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin hızla karşılanması hatta yönlendirilmesi konusunda önemli bir üretim girdisi olduğu görülmektedir. Başka bir deyişle, rekabette ayakta kalmak ve rekabet üstünlüğünü sürdürmek, isletmelerin ürünlerini, süreçlerini, yapılarını ve yönetim anlayışlarını sürekli geliştirmelerine bağlıdır. Bu çerçevede, üniversite-sanayi işbirliği rekabet gücünü artırma ve sürdürmede hayati önem kazanmaya devam etmektedir.Kurulan üniversite ve yeni gelişmeye başlayan sanayi profili, karşılıklı güçlendirme yoluyla işbirliğinin kurumsallaştırılmasını ve basarili sonuçlar ortaya koymasını gerektirmektedir.Ancak günümüze kadar gelinen noktada işbirliğinin ulusal düzeyde olduğu gibi,yerel düzeyde de gelişmemesi, ciddi kayıpların varlığını göstermektedir. Ancak küresel rekabet ve bilgi çağı böyle bir ittifak ve işbirliğinin zayıf kalmasının tüm sektör ekonomilere sıçrayacağının en derinden hissedilmesine neden olmakta ve ittifakın katma değer yaratacak şekilde oluşturulmasını gerektirmektedir.

 Çalışmanın bu yöndeki önerileri söyle sıralanabilir:

1.Üniversite-sanayi ortak araştırma merkezleri oluşturmak,

2.Bilginin yaratıcı gücü ile üretimin yaratıcı gücünü bütünleştirecek ortak proje ekipleri oluşturmak,

3.Üniversitede üretilen bilgiyi rakiplere üstünlük sağlayacak şekilde teknoloji geliştirme çerçevesinde yönlendirmek. Tüm ülkede KOSGEB, Sanayi Odası ve üniversiteler işbirliği ile birlikte teknopark projelerinin hızlandırarak bu konuda gelişme sağlamaya çalışmak.

4.Öğrencilerin ders ve müfredat içeriğini güncelleştirmek, teknoloji kullanımına imkan verecek şekilde geliştirmek. Ayrıca yerelde yürütülen master programları kadar doktora programlarını da sanayide somut katkı sağlayacak ve bilgi aktaracak şekilde yönlendirmek,

5.Var olan ancak istenilen düzeyin yakalanamadığı danışmanlık hizmetlerini, üniversitelerde problem çözme ve danışmanlık merkezleri oluşturarak ve/veya ortak danışmanlık merkezleri kurarak sanayiye güç katacak şekilde yapılandırmak.

Referans